BioFit Suadiye – Diyetisyen, Pilates ve Fizyoterapi Merkezi
BioFit diyetisyenlerinin en büyük farkı kendilerini sürekli geliştirmeleri ve çözüm çantalarına her zaman en güncel ve en verimli araçları eklemeleri. Psikonöroimmunoloji (PNI) ve fonksiyonel tıp bakış açısıyla harmanlanmış olarak yapılan çalışmalarda, beslenme listesinin yanı sıra kimi zaman hiç duymadığınız besin takviyeleri, kimi zaman odaklanma probleminiz için alıştırma hedefleri kimi zaman da örneğin yuvarlak omuz probleminiz için fizyoterapistimizin önerdiği egzersizleri diyet reçetenizde bulabilirsiniz!
İlk seans ikiye bölünmüş halde toplam yaklaşık 2 saat sürer ve sizi çok iyi tanıdığımıza emin olmadan herhangi bir öneride bulunmayız. Her seansta size mutlaka bir şeyler katar ve tekrara düşmeyiz. Çalışmanız süresince “benim artık sağlığıma ve beslenmeme dair öğrenecek bir şeyim kalmadı” diye düşünmezsiniz; çünkü ilerlemenize entegre olarak kalıcı davranış değişikliği modeli çalışır ve siz uyumlandıkça hayatınıza yeni güzel eklemeler yapmaya devam ederiz.
Dolayısıyla BioFit’te diyet kolay, faydalı ve sürdürülebilir olduğu kadar eğlenceli ve dinamik de! Ücretsiz tanışma görüşmesi için bekleriz! 🙂
Geldiğinizde son derece detaylı ve hayatınızı bütüncül ele aldığını gördüğünüz bir anamnez (hikayenizi öğrenme) seansı gerçekleştirilir. Bu seansta postür analizi, ortopedik değerlendirme ve size dair önemli gördüğümüz soruları sorarız. Akabinde bizimle çalışmasanız dahi nitelikli bir fizik tedavi programından ne beklemelisiniz, buna dair bir rapor hazırlayıp size sunarız. Sorununuzun sadece görünen kısmına değil, kök sebebine odaklanırız. Fizyoterapistlerimiz ne eksik ne fazla, ihtiyacınız olan seans sayısı konusunda sizi yönlendirir. Süreciniz tek tip bir protokol üzerinde gerçekleşmez, size özel bir uygulama akışı belirlenir ve durumunuzun seyrine göre geliştirmeler yapılır. Süreç başarıyla tamamlandıktan sonra, aynı sorunu tekrar yaşamamanız ve mevcut iyilik halini korumanız adına koruyucu önlemler konusunda bilgilendirme yapılır.
Pilates derslerimiz en güncel, en verimli pilates metodu olan ve sadece fizyoterapistlerin uygulayabildiği APPI pilates metodu ile uygulanır. Ayrıca başlangıcınızdan önce herhangi bir pilates salonunda rastlamayacağınız kadar detaylı bir ortopedik değerlendirme ve postür analizinden geçiyor olursunuz.
Aynı odada 4-5 aletin olduğu, aynı anda birkaç hocanın ders verdiği kaotik bir ortam söz konusu değil, dersleri görüş alanınızda sadece eğitmeninizin olduğu bir ortamda sürdürüyor olursunuz.
Çalışmanız süresince beslenme, besin destekleri, ağrılar, kas kuvvetlendirme, hastalıklarınıza dair sorularınız yahut sadece profesyonel cihazla vücut analizi için diyetisyenimiz size ücretsiz yardımcı olur.
Çünkü sosyal medyanın insanları bedenleri üzerinden adeta yarışa sokmasından, başkalarıyla kendilerini kıyaslayıp beden algılarının bozulmasına sebebiyet vermesinden oldukça sıkıldık. Aynı kiloda ve boyda olsalar dahi iki insan aynı şekilde görünmeyebilir. Kimsenin sağlıklı beslenmek için motivasyonu “birileri gibi olmak” olmamalı veya kilo verip fotoğrafını paylaştığımız bir danışanımız o görüntüyü kaybetmeme gerekliliğinin psikolojik baskısıyla yaşamamalı. Bunun yanı sıra hiçbir danışanımız “acaba habersiz fotoğraflarımı paylaşacaklar mı, reklam olacak mıyım” kaygısı gütmemeli ve daha zayıf, daha ince olma takıntısına mahal verilmemeli. Bu ve bunun gibi sebeplerden ötürü fotoğraf paylaşmıyor, sadece inancını yitirmiş olanlara ilham olması açısından diyette başarı grafiği örnekleri ve fizik tedavi için postür düzelmesi görsellerini paylaşıyoruz.
En çok sorulan sorulardan biri olabilir. 🙂 Ayda 10 kilo veren danışanımız da, 2 kilo veren danışanımız da oldu. Bu sorunun net bir cevabı yok. Cinsiyet, genetik, hastalıklar kas kütlesi, yaş vb faktörlere bağlı olarak değişmekle beraber haftada 0-5 ile 1 kg arası ortalama kilo kaybı öngörülür.
Seans aralığı uzadıkça gördüğünüz fayda azalır, çünkü BioFit’te tüm branşlarda çalışmalar o hafta edinilen kazanımın üstüne kata kata ilerler. Diyette haftada 1, pilates ve fizik tedavide haftada en az 2 seans yapmanız oldukça önemli.
Öncelikle detoksun ne olmadığını bilmek gerekiyor. Detoks kavramı salatalığı, lahanayı yemeyip de suyunu içmek veya bilinçsizce aç kalmak, toksin atıcı çorbalar içmek gibi uygulamalardan çok daha fazlası. Kilo verirken ortaya çıkan toksinlerden karaciğeri arındırmak için fitobesinler, mineral-vitamin takviyeleri, optimal makro besin öğesi oranları gibi faktörleri dikkate almak detoksun temellerindendir ve 1 hafta meyve-sebze suyu içmekten çok daha faydalı ve uzun bir süreçtir. Bunun yanı sıra tabii ki gerçek anlamda detoksifikasyona yardımcı öğelere beslenme planınızda yer veriyor olacağız.
Psikolog desteği aldığınızı düşünün. Sizce psikolojik olarak en kötü hissettiğiniz haftalardan birinde seansınızı erteleyip kendi kendinize biraz daha iyi hissetmeye çalışarak sonraki seansınızı mı beklemelisiniz? Yahut dişinizde bir problem var ve iyice kötüleşmeye başladı, diş hekimi randevunuzu iptal mi etmelisiniz? Kulağa pek de mantıklı gelmiyor gibi, değil mi? Dolayısıyla bırakın randevuyu ertelemeyi, aksine en sadık kalmanız gereken randevu tam da o kötü geçen, motivasyonunuzun düştüğü haftanın randevusu. O nokta desteğe en ihtiyaç duyulan, hataların en kolay tespit edilip, üzerine gidilebileceği haftadır çünkü.
Kilo koruma sürecinin önemini, en çok da danışanlarımızla ilk görüşmemizde hedef kilosuna ulaşmasına rağmen verdikleri kiloları gerisin geri almalarını dinlerken “peki koruma programına girmiş miydiniz?” sorusuna gelen “hayır” yanıtını aldığımızda görebiliyoruz. Çünkü alışkanlıkları değiştirmek zaman alır; her türlü senaryoda telafi etmeyi öğrenmek ve karamsarlığa kapılmadan, dünyanın sonu olmadığını görerek devam edebilmek zaman alır. Ayrıca vücudunuz uzun süre üstünde kalan kiloyu koruma eğilimindedir. Oysa tartıda sadece birkaç kez görebildiğimiz bir sayıyı kaybetmek daha kolaydır. Bu sebeplerle koruma programı şart olmakla beraber süresi kişiden kişiye göre değişir.
Elbette, herkese uyacak bir sağlıklı beslenme düzeni oluşturulabilir. 🙂
Hastalığa ve ilerleme durumuna göre değişmekle beraber bu soruya cevabımız: kesinlikle evet! Hatta aslına bakarsanız işin en tatmin olduğumuz noktalardan birinin bu olduğunu söyleyebiliriz. Beslenme ile ilgisinin zayıf olabileceği düşünülen migren, fibromiyalji gibi hastalıklar dahil çok güzel sonuçlar alabiliyoruz.
Sağlık uygulamalarının ilk şartı “zarar vermemek”tir. Dolayısıyla şayet hedefiniz kısa zamanda astronomik kilolar vermekse bunun neden yapılmaması gerektiğini size detaylıca izah edecek ve maalesef tam da sizin iyiliğiniz için bunu yapmaktan kaçınacağız.
Diyetle direkt bölgesel zayıflama mümkün olmamakla beraber bölgesel olarak yağ yakımına etkisi olduğu düşünülen birtakım besinler mevcut. Ancak bu etki o kadar minimal ki, şayet tüketmeyi sevmediğiniz bir besinse sırf daha fazla kilo vermek adına tüketmemelisiniz. Ne diyet ne sporla bölgesel yağ yakımı mümkün değil, ne kadar çalışılırsa çalışılsın yağ kaybı tüm vücuttan gerçekleşecek, tabii yağı çok olan bölgeden daha çok yağ kaybı yaşanacaktır.
Ne kadar farklı görünüyor olurlarsa olsunlar, kilo vermeye yönelik tüm beslenme programlarının temeli aynı prensibe dayanır: kalori açığı yaratmak. Ki bu da şayet amacımız kilo kaybıysa aldığımız enerjinin her daim harcadığımız enerjiden daha az olmasını gerektirir. Dolayısıyla istenilen her şeyin yenildiği, sadece düşünce gücünün kullanıldığı, canınız çok istiyorsa yemenin tabii ki mümkün olduğu hiçbir beslenme düzeni vaadine itimat etmemelisiniz. Çünkü canınızın istediğini yiyerek zayıflayabiliyor olsaydınız zaten şu zamana kadar canınızın istediğini yiyor olduğunuzdan çoktan kilo kaybetmiş olmanız gerekirdi. Aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek gerçekliğe uygun değil, dolayısıyla bu soruya yanıtımız istediğimiz her şeyi de istemediğimiz hiçbir şeyi de yemeyeceğiz.
Fonksiyonel tıp diyetisyenliğini kısaca şöyle tarif edebiliriz: Mesleki anlamda günceli takip eden, sadece kilo alma-verme durumuyla değil de danışanı uyku durumu, bağırsak florası, psikolojik iyilik hali, mide asidi düzeni, bilişsel durumu, motivasyonu, tüm sağlık sorunlarıyla tam bir bütün olarak ele alan ve bu problemlerin yol açtığı sorunları çözmeye çalışmanın yanı sıra kök sebeplerini de çeşitli yöntemlerle ortadan kaldırmaya yönelik bir diyetisyenlik metodudur. Bizim de çokça sevdiğimiz ve danışanlarımızın çok daha fazla verim almamızı sağlayandır.
Spor yapmadan kilo almak da vermek de elbette mümkün. Ancak şurası kesin, spor hem kilo kaybını hızlandırıyor hem de kilo kaybettikçe vücudun şeklini toparlamaya büyük katkı sağlıyor. Bunun dışında sağlığa katkıları da yadsınamaz. Şayet amaç kas kütlesi kazanmaksa -çok düşük bir kiloda olup da normal kiloya gelene kadar kazanılacak doğal kas kütlesi dışında- maalesef sadece diyetle bu mümkün olmayacaktır.
Çok fazla yemek seçmenizden muzdaripseniz de, bu durumu değiştirmek istiyorsanız da istemiyorsanız da her koşulda bu sorunu çözebilecek bir beslenme programı oluşturabiliriz. Özellikle sebze seçme konusunda onlarca yüzümüzü güldüren sonuç yakaladık.
Bu tarz sağlık sorunlarına sahip bireylerde sırf bu hastalıklar var olduğu için kilo verilemeyeceği inancı bile süreci hastalıktan kaynaklanan metabolizma yavaşlığından daha fazla baltalıyor. Nitekim her birine sahip yüzlerce danışanımız oldu ve kilo kaybı kimi zaman beklenenden hızlı kimi zaman beklenenden biraz daha yavaş olsa da istikrarla ilerlendiği ve bilinçli davranıldığı sürece hedef kiloya ulaşmak elbette mümkün oldu.
BioFit’te pilates yapmanın en iyi yanı, tam da bu yüzden derslerin tamamını ortopedi konusunda uzman fizyoterapistlerimizden alacak olmanızdır. Böylesi özel durumlarda güvenle pilates yapabilmeniz için fizyoterapistlerimiz ilk görüşmenizde sizi detaylıca bilgilendirecek.
Hamilelik düşünüyorsanız ortopedik sağlığınızın fizyoterapistlerimiz aracılığıyla bu zorlu ve keyifli süreç için optimal uygunluğa gelmesine destek oluruz. Aynı zamanda gebelik öncesi ve sonrası diyetisyen desteğimiz, bebeğinizin beslenmesiyle beraber diyetisyenlerimizin ilgi alanına girer. Hamilelik sürecinizde ise yine fizyoterapist pilates eğitmenlerimiz size hamile pilatesi konusunda yardımcı olur.
Elbette, tüm branşlarımızda en sevdiğimiz danışan grubu olabilirler! 😍
Elit veya amatör sporcuysanız yahut sadece fitness gibi spesifik bir sporla ilgileniyorsanız, kilo almanız için de vermeniz için de sporcu beslenmesi çalışmasıyla diyetisyenlerimiz size destek olacaktır. Bunun yanı sıra spor yapmadan kilo alabilmeniz için de elbette çalışabiliriz.
Hedef kilonuza daha çok varsa açık konuşmak gerekirse sırf kilo vermek için pilates ilk tercih olmayabilir. Ancak derin kas gruplarını geliştirmesiyle sağlam bir sıkılaşma, incelme, kas kütlesi kazanımı ve metabolizma hızı artışıyla elbette kilo vermenize destek bulunacaktır.
Anneler ve anne adaylarıyla infertilite (kısırlık) dahil doğum öncesi ve doğum sonrasında bebeğinizin ve sizin sağlığınızı en iyi ölçüde gözetecek şekilde çalışmalar yürütüyoruz, diyetisyenlerimiz emzirme danışmanlığıyla bu zorlu süreci en doğru ve kolay şekilde atlatmanızı sağlayacaktır.